Kalp kasının ve ileti ağının çalışmasını incelemek üzere, kalpte meydana gelen elektriksel faaliyetin kaydedilmesiyle elde edilen ileti kayıtları olarak açıklamak mümkün. Hangi durumlarda kullanılıyor?
Özellikle acil şartlarda, hızlı değerlendirmelerde sıkça kullanılıyor.
İşlem nasıl uygulanıyor? İşlem, hasta yatağında yatar iken göğüs ön bölgesine küçük elektrotlar yapıştırılarak yapılıyor. Göğüs duvarına yerleştirilen elektrotlar ile kalbin elektriksel aktivitesi bir yazıcıya aktarılıyor. Bu işlem birkaç dakika sürüyor. Avantajları
EKG, kalp damar hastalıkları, kalbin yapısal bozuklukları ve ritim ileti anormallikleri konusunda önemli bir inceleme biçimi. 1900 yılındaki keşfinden beri iyi yorumlandığında hala değerini koruyor. EKG çekimi çok kolay elde edilebiliyor, hızla yorumlanabiliyor. Dezavantajları
EKG'nin, kalpteki rahatsızlıkları tam olarak tanıma konusunda yetersiz kaldığı noktalar çok. EKG'deki bozukluklar her zaman gerçek kliniği yansıtmayabiliyor. EKG, kalp hastalıklarının teşhisinde hekimin muayene bulguları, tahliller ve filmlerle birlikte değerlendirildiğinde daha fazla yardımcı olabiliyor.
Koşu bandı üzerinde sistemli ve belirli bir protokol eşliğinde yapılan egzersiz testi.
Egzersiz sırasında göğse yapıştırılmış olan elektrotlardan elde edilen sürekli EKG kayıtlarının yorumlanması esasına dayanıyor. Egzersizler, hastanın testte yürüme süresi ve hedeflenen kalp hızı, hastanın yaşına göre ayarlanıyor. Test hastanın yaşına ve kondisyonuna göre değişmekle birlikte, yaklaşık 5-10 dk. sürüyor. Hangi durumlarda kullanılıyor?
Kalbin efor altındayken çalışma düzeninin incelendiği bir test. Normal günlük işlevler sırasında semptom vermeyen damar tıkanıklıklarının araştırılmasında kullanılıyor. Kalp hızı arttıkça ve egzersizle birlikte kalbin yükü de artıyor. İstirahatte yeterli olan koroner kan akımı bu sırada yetersiz kalıyor ve kalp kası yetersiz beslenme nedeniyle EKG bulguları gösteriyor. Bu belirtiler bazen vektöryel sapmalar ve bazen de ritim İleri kusurları seklinde oluyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
Koşu bandında, göğüs ön duvarına aynı elektrokardiyografi çeker gibi elektrotlar yapıştırılıyor. Bu sırada hastanın belirli bir seviyede efor harcamasını sağlamak için koşması isteniyor. Koşan hastadan alınan elektrokardiyografi sonuçları kaydediliyor. Avantajları
Uzman hekimlerce yapılan eforlu EKG yorumlarında bile, egzersiz EKG testinin ciddi kalp damar hastalığını saptamadaki doğruluk oranı yüzde 80. Dezavantajları
Eforlu EKG testinin yorumunun, tanı amacıyla deneyimli hekimler tarafından yapılması gerekiyor. Çünkü başka hastalıkların bulgularının da aynı olması nedeniyle, doğru yorumlanamayabiliyor.
Ekokardiyografi, ultrasonik ses dalgalarını kullanarak, hareketli bir organ olan kalbin yapısını, patolojilerini ve fonksiyonlarını inceleme imkanı veren bir teşhis ve araştırma tekniği. Hangi durumlarda kullanılıyor?
Ekokardiyografi ile kalp karıncığı duvarının hareketleri ve boşluğu, kalp kası büyümeleri ve kalp kapakları incelenebiliyor. Ayrıca kalbe takılan suni kapakçıkların yapı ve işlerlik durumları da ekokardiyografi ile görülebiliyor. Doğumsal kalp hastalıklarının (kalpteki delikler, damar daralmaları vb.) tümüne yakını bu incelemeyle tanılanıyor... İşlem nasıl uygulanıyor?
Ekokardiyografi aletinde, elde edilen görüntülerin izlendiği ekrana görüntüleri gönderen ve "probe" denen bir uç bulunuyor. Probe, hastanın göğsünde kalbe denk gelen bölgeye tutuluyor. Bu görüntüde kalbin tüm boşlukları, ana damarlara ait giriş ve çıkıs kısımları, kapakçıkların durumu, aortun ve aort kapağının durumu, kapakçıklar boyunca kanın hareketi ve kapakçıklardaki açılma ile kapanma kusurlarına ait bozukluklar görülebiliyor. Bunların yanı sıra, kalp kası fonksiyonları da kalp damar tıkanıklıkları hakkında fikir veriyor ve doğumsal kalp hastalıklarının tanısının konulmasında en temel tanı aracı oluyor. Boğazdan probun yutturulması seklinde yapılan Transözofegial ekokardiyografi ise kalbin kulakçık kısmı, kalpte pıhtı araştırılması, kalpte delik araştırılması, bazı doğumsal kalp hastalıkları ve aort damarları hakkında çok detaylı bilgiler sağlıyor. Avantajları
Hastalar üzerinde herhangi bir zararı veya yan etkisi kesinlikle yok ve kolay uygulanabiliyor. Hasta işlem sırasında ağrı hissetmiyor. Dezavantajları
İleri derecede obez olan hastalarda kalp görüntüsü iyi alınamadığı için bu tetkik yetersiz kalabiliyor.
Holter takibi, hastalarda kalp ritmini ya da tansiyonu takip etmek amacıyla yapılıyor. EKG kaydı ve tansiyon değerlerini ölçmek için cep telefonu büyüklüğünde ayrı cihazlar bulunuyor. Genellikle 24 saatlik veya daha uzun süreli cihazlar hastanın vücuduna yapıştırılıyor ve sürekli olarak hastanın kalp ritmini ya da tansiyonunu ölçüyor. Hangi durumlarda kullanılıyor?
Genelde hastanın günlük hayatı sırasında kalp ritmini/tansiyonunu izlemek için kullanılıyor. Hekim genellikle bu testi, hastada anormal kalp ritminden şüphelendiğinde ya da tansiyon dengesizliği durumunda uyguluyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
Hastanın normal bir gününde çeşitli fiziksel ve psikolojik değişikliklerin etkisi, alınan bazı ilaçların kalp ritminde/tansiyonunda oluşturduğu değişimlerin izlenmesi için kullanılıyor ve kalbin elektriksel aktivitesi bir teyp kasetine kaydediliyor. Hastaya, cihazı taşıdığı süre boyunca günlük aktivitelerini ve şikâyetlerini kaydetmesi söyleniyor. Hastanın, cihazı taşıdığı sure içerisinde banyo/duş almaması ve cihazı sudan uzak tutması gerekiyor. Sürenin sonunda çıkarılan cihazın, bilgisayar ortamında uzman kardiyolog tarafından ritim/tansiyon bakımından analizi yapılıyor. Sonuçlar genellikle 24 saat içinde hastaya veriliyor. Avantajları
Bu test, hastanın uzun bir zaman periyodu içindeki kalp ritim/tansiyon değişikliklerini izlemesi nedeniyle büyük avantaj sağlıyor. Bu kayıt cihazlarının hiçbir yan etkisi yok ve hastada kalıcı bir etki bırakmıyor, cep telefonlarından etkilenmiyor. Hasta bu cihazları taşıdığı sürece normal hayatını sürdürüp işine devam edebiliyor, bu sürede hastanede yatmasına gerek kalmıyor. Dezavantajları
Cihaz genellikle bir veya birkaç günlük kayıt yapıyor. Cihazın kayıtları incelendiğinde herhangi bir anormallik tespit edilirse kesin tanı için başka ek tetkik yapmak gerekebiliyor.
Hastaya aynı Holter cihazında olduğu gibi kayıt yapabilen bir cihaz takılıyor, kalp fonksiyonlarının izlenmesi sağlanıyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
Normalde Holter cihazları hasta üzerinde 2-3 gün kalabiliyor. Ancak daha seyrek şikayetleri olan hastalarda (1-2 haftada bir olan çarpıntı, bayılma vs.), Holter cihazının hasta üzerinde kaldığı sürede hastanın şikayeti olmayabiliyor. Bu gibi durumlarda transtelefonik çalışan telemedicine cihazı kullanılabiliyor. Avantajları
Bu cihaz görünüş ve takılış tekniği bakımından Holter cihazına benzemesine rağmen sürekli kayıt yapmıyor, hasta şikayeti olduğu zaman kaydedici düğmesine basarak önceden belirlenmiş zaman süresince kayıt aldırıyor. Şikayeti olduğunda kayıt aldığından, hastalığı tespit etme oranı daha yüksek oluyor. Kayıtları göstermesi için, hasta telefonla değerlendirmeleri bir merkeze gönderiyor. Bu cihazların hasta açışından riski yok. Dezavantajları
Cihazlar sudan etkilendikleri için banyo sırasında çıkarılmaları gerekiyor.
İstirahatte yapılan ekokardiyografi, kalp boşluklarının genişliği, duvar hareket bozuklukları ve kalp kasının kasılma fonksiyonlarını saptayarak, dolaylı olarak koroner arter hastalığı tanısına yardımcı oluyor. Ayrıca tetkik sırasında diğer kapak hastalığı, kalp zarı iltihabı, aort damar yırtılması ve kalpte aşırı kalınlaşma ile seyreden kardiyomiyopati gibi göğüs ağrısına ve nefes darlığına neden olabilecek diğer durumların ayırt edilmesini sağlıyor. Hangi durumlarda kullanılıyor?
Eforlu EKG testi eşliğinde uygulanan stres ekokardiyografisi, damar hastalığı bölgesinin gösterilmesi amacıyla yapılabiliyor. Dipiridamol, dobutamin, adenozin gibi ilaçlar, ilaçlı stres amacıyla kullanılıyor. Günümüzde en çok tercih edilen ajan olan dobutaminden ciddi kalp damar hastalığı tanısı yanında, kalp kasının canlılığını gösterme amacıyla da yararlanılıyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
Öncelikle kalbin, damardan uygulanan bir ilaç ile yüksek tempolu çalıştırılması sağlanıyor. Bunun için hastanın koşması isteniyor. Eğer hasta koşamayacak durumda ise ilaç uygulanarak kalpte oluşturduğu etkiler, suni olarak yaratılıyor. Efor harcama sırasındaki kalbin kasılması ve kapak fonksiyonları inceleniyor. Avantajları
Maliyeti miyokardial sintigrafiye göre daha düşük olan, daha az zaman alan ve kalp fonksiyonları konusunda daha fazla bilgi sağlayan bir yöntem. Stres ekokardiyografisinin ciddi kalp damar hastalığını saptamada doğruluk oranı yüzde 90 civarında. Dezavantajları
Stresle oluşacak duvar hareket bozukluklarını belirleme, görüntülerin değerlendirilmesinde deneyim gerektiriyor. Bu nedenle deneyimli hekimler tarafından yapılması gerekiyor.
Kalp kası, koroner damarlar denilen özel damarlar aracılığıyla besleniyor. Eğer koroner damarlarda ciddi daralmalar olur ve bu da kalp kan akımını azaltırsa veya damar tamamen tıkanırsa (koroner arter hastalığı) kalp yeterli oksijeni alamıyor. Bazen kalp şikayetleri çok silik kalabiliyor veya hastanın hiçbir yakınması olmayabiliyor. Miyokardial sintigrafik inceleme; görüntülerden birincisi stres altında (örneğin egzersiz yaparken), diğeri ise istirahat durumunda olmak üzere iki ayrı durumda kalbin kanlanması hakkında bilgi verebilen bir incelemedir. Hangi durumlarda uygulanıyor?
Miyokard perfüzyon sintigrafisi, genellikle kalp kasının kanlanmasında bir sorun olup olmadığını araştırmak üzere yapılıyor.
Nasıl uygulanıyor?
Bu işlem sırasında incelemeyi yapabilmek için az bir miktar kalp hücrelerinde tutunma özelliği olan radyoaktif madde, kol toplardamarından hastaya veriliyor. Ardından göğsün etrafında dönen bir araç (gama kamera) ile kalbin görüntüleri alınıyor. Stres ve istirahat sırasında kalp damarları aracılığıyla kalp hücrelerine yayılan radyoaktif maddenin ölçülmesi sayesinde kalp kan akımını kıyaslama imkanı veriyor. İstirahat çalışması genellikle stres çalışması ile aynı günde yapılıyor. En sık kullanılan izotoplar, talyum 201 ve teknisyuma bağlanan sestamibi ve tetrofosmin gibi ajanlardır. Avantajları
Miyokardiyal sintigrafi ile ciddi koroner arter hastalığının tanısı konuluyor..
Ciddi damar hastalığını tanıma konusunda tanısal duyarlılığı ve özgüllüğü (spesifitesi) %90 düzeylerindedir. Tanısal değeri Treadmill EKG testinden fazla olduğundan, damar darlığının bölgesel yerini belirleyebilme konusunda da daha iyi bilgi sağlıyor. Ayrıca test sırasında elde edilen bilgiler hastanın mortalite (ölüm) riski, kalp fonksiyonları ve ileri kalp yetersizliği hakkında da bilgi sağlıyor, elde edilen bilgiler hekimin tedavi stratejisi konusunda önemli bilgiler içeriyor. Dezavantajları
Bu işlem öncesinde bazı hazırlıkların yapılmasını ve hastanın kullandığı bazı ilaçların önceden bırakılmasını gerektiriyor.
ÇOK KESİTLİ BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ
Çözünürlük ve görüntü kalitesi ileri derecede geliştirilmiş olan bir tomografi cihazı. İşlem nasıl uygulanıyor?
Çekim sırasında normal anjiyografi yapmak için kullanılan kontrast madde (yani damarların görünmesi için kullanılan boyar madde) damardan verilerek aynı anda binlerce kesitten saniyeler içerisinde görüntü alınıyor. Cihaz, bu görüntüleri işliyor ve ortaya birkaç dakika içerisinde kalbin damarları da dahil çok detaylı görüntüsü çıkıyor. Avantajı
Saniyeler içinde kalbin anjiyografik incelemesi yapılıyor. Dezavantajları
Sonuçta bir tomografi çeşidi olduğu için radyasyon alınıyor, ancak özellikle Flash CT ile bu radyasyon dozu da çok düşürülmüş durumda.
FLASH CT
Flash CT, X-ışını kullanılarak vücudun incelenen bölgesinin kesitsel görüntüsünü oluşturmaya yönelik radyolojik teşhis yöntemi. İşlem nasıl uygulanıyor?
Hastanın üzerinde yattığı tomoğrafi cihazının yatağı, cihazın "gantry" adı verilen açıklığına sokuluyor. Cihazın tüp ve dedektör sistemleri vücudun etrafında 360 derecelik bir dönüş hareketi yapıyor. Bu sırada tüplerin yaydığı X-ışını dedektör tarafından algılanıyor. Bu dedektörler de doku farklılıklarını bilgisayara işlemeye başlıyor. Oluşturulan görüntüler de bilgisayar ekranından izlenerek tanı konuluyor. Hangi alanlarda kullanılıyor?
Radyolojik tanı yöntemi olan Flash CT, başta kardiyak ve taraması olmak üzere vücudun hemen her alanında görüntü sağlayabiliyor. Avantajları
Kalp 250 milisaniyede taranabiliyor. Tek tüp ve tek dedektörlü sistemler ile kıyaslandığında iki kat daha hızlı görüntü oluşturuyor. Tüm kalbi 250 milisaniyede tarama imkanı (1/4 kalp atış süresi) sunuyor. Bu sayede hasta kalbi 100'ün üzerinde atsa bile kalbi ilaçla yavaşlatma gereksinimi duyulmuyor ve yüzde 99'a varan yüksek bir oranda teşhis garantisi sunuyor. Kardiyak tarama yüzde 80 daha az radyasyonla yapılıyor. Flash CT rutin uygulamalarda non-invazif kardiyolojik tanı tekniği olarak kullanılabilecek, piyasada bulunan en düşük dozda radyasyon yayan tarama cihazı.
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR), aslında çok da yeni değil, 80'li yılların başlarında geliştirilmiş ileri bir tıbbi görüntüleme yöntemi. Ancak kardiyak amaçlı kullanım prosedürleri son yıllarda geliştirildi. Hangi durumlarda kullanılıyor?
Doğumsal kalp hastalıkları, kalp boşlukları ile kalbe giren ve çıkan ana damar yapılarının detaylı değerlendirilmesi, fonksiyonları bakımından önemli bilgiler sağlıyor. Bu grup hastalıklarda ekokardiyografi bulgularını tamamlayan ve hastaya zarar vermeyen bir inceleme yöntemi olarak, gittikçe artan bir önem kazanıyor. Kalp damar tıkanıklıklarının değerlendirilmesi, kalp krizi sonrası kalp kasının ne kadar etkilendiğinin ve bu etkilenme sonucu kalp kasının ne kadarının canlı ve fonksiyonel yapısını koruyabildiğinin belirlenmesi konusunda çok detaylı veriler sağlıyor. MR inceleme, anjiyografik görüntüler ve koroner damarların da görüntülenmesini sağlıyor, aynı inceleme sırasında hem fonksiyonel ve fizyolojik, hem de histopatolojik değerlendirme yapabilmeye imkan veriyor. Halen kardiyomiyopatiler olarak adlandırılan kalp kası hastalıklarının ve kalp içi kitlelerin değerlendirilmesinde en önemli tanı hassasiyetine sahip olan yöntem, MR inceleme. Avantajları
En önemli avantajlarından birisi, işlem sırasında kullanılan tekniklerin böbrekler açısından daha az riskli olmasıdır. Bilinen klasik görüntüleme yöntemlerinden farklı olarak, radyasyon ve ultrason dalgaları içermiyor ve organların gerçek görünümlerini, fizyolojik parametreleri kullanarak görüntülüyor. MR'ın, ortaya koyduğu veriler bakımından günümüzde kalp damar hastalıklarının tanısında girişimsel olmayan bir görüntüleme yöntemi olarak, giderek artan geniş bir kullanım alanı bulunuyor.
Sintigrafi esasına dayanan bir kardiyak incelemedir. Hangi durumlarda kullanılıyor?
Bu teknik, kalp kasının canlılığının ne derece korunduğunun kesin olarak gösterilebilmesi için yapılıyor. Kalp hücrelerinin daha çok fonksiyonları ve canlılığı konusunda detaylı bilgi edinmek için kullanılıyor. Örneğin hasta kalp krizi geçirmiş ise hangi dokuların bu krizden ne kadar etkilenmiş olduğu kesin bir şekilde ortaya çıkıyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
İşlem sırasında kalbe genellikle glikoz içeren işaretlenmiş izotoplar veriliyor. Nükleer tıp yöntemlerinde olduğu gibi PET'te de çok küçük miktarlarda, radyoizotop denen radyoaktif maddeler kullanılıyor, hastaya yapılan stres işlemi sırasında toplardamarından veriliyor. PET'te görüntülenebilmesi için radyoizotop, glikoz veya dokular tarafından etkin olarak kullanılan bir hormon gibi, taşıyıcı görevi gören bir maddeye ekleniyor. Izotop/taşıyıcı madde bileşimi, kan dolaşımına zerk ediliyor ve çok kısa sürede hedef organ olan kalp kası hücrelerine ulaşıyor ve kalp kası hücrelerinde tutunma oranına göre yoğunlaşıyor. Glikoz içeren bu maddenin hücrelerde tutunmak suretiyle kameradan yayılan görüntüleri kaydediliyor ve elde edilen veriler hücrenin daha çok fonksiyonları ve canlılığı konusunda detaylı bilgi veriyor. Avantajları
Kalp dokularının canlılığının gösterilmesinde kesin sonuç veriyor. Yüksek riskli hastaların bypass ameliyatından fayda görüp görmeyeceği hakkında yol gösteriyor. Dezavantajları
Hamile ve çocuklara uygulanamıyor.
Koroner arter darlığının anatomik yapısını incelemede ve ek teknikler ile fonksiyonel
değerlendirmede en güvenilir yöntemdir.
Hangi durumlarda kullanılıyor?
Bu yöntem, yapılan diğer testlerde yüksek riskli olarak koroner damar tıkanıklığı şüphesi olan hastalarda, stent veya balon anjiyoplasti planlanan hastalarda ya da acil kalp krizinde tanı ve tedavi amacıyla uygulanıyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
Bu işlem sırasında hastaların mutlaka hastaneye yatışları yapılıyor. İşlem kateter laboratuvarında gerçekleştiriliyor. Kasık damarından, kol damarından veya el bileği
damarlarından kalbe kadar ilerleyen kateterler yardımıyla yapılıyor. Sterilizasyon sağlandıktan sonra lokal anestezik maddeler ile giriş bölgesi uyuşturuluyor. İşlem sırasında ağrı duyulmuyor, sadece radyoopak maddesinin hastanın damarına verilmesi sırasında bir defalık ve birkaç saniye süreyle tüm vücuda yayılan bir sıcaklık oluşuyor. İşlem normal şartlarda kısa süreli bir işlem olup genelde 5-10 dakika sürüyor. Bu işlem sırasında hastanın kalbindeki bazı boşluklardan veya damarlardan basınç ve kan örnekleri alınıyor, radyoopak madde verilerek damarların ve kalbin tamamen görüntülenmesi sağlanıyor. Avantajları
Deneyimli merkezlerde ve deneyimli kişilerce yapıldığında çok düşük (<%0.1) mortalite (ölüm) riski taşıyor. Dezavantajları
En sık karşılaşılan komplikasyonlar kasık damarında çıkan sorunlardır. Ancak bunlar geçici. Nadir olarak bu komplikasyonlar müdahale gerektirebiliyor. İşlemden sonra, işlem sırasında seçilen yönteme göre değişebilmek kaydıyla 2-6 saat hastanede gözlem süresi gerekiyor ve bu sürede damara giriş yerinde tampon yapılmak suretiyle kanama engelleniyor.
Kalp-damar hastalıklarının teşhisinde anjiyo, anahtar bir rol üstleniyor. Ancak gelişen teknoloji sayesinde artık kasık yerine el bileğinden girilerek yapılabiliyor. Son yıllarda çok sık kullanılan ve dünyada geliştirilen yeni teknolojiler sayesinde kullanımı gittikçe artan bir anjiyografi yöntemi. Hangi durumlarda kullanılıyor?
Eğer hastanın kasık bölgesindeki damarlarda bir tıkanıklık var ise veya aşırı kilo nedeniyle kasık bölgesinin kullanımı uygun değilse kol damarı kullanılabiliyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
Anjiyo yapılacak bölge, lokal olarak uyuşturuluyor. Küçük bir kesiden anjiyo işlemi uygulanıyor. Kesinin çok küçük olması sayesinde hasta, işlem sırasında ağrı hissetmiyor. İşlem sonrasında hastanın bileğine bileklik benzeri bir materyal takılıyor. Taburcu olurken bu materyal çıkarılıyor ve hastanın işlem yeri bandajlanıyor. Avantajları
Hastaların yüzde 99'una uygulanabiliyor. Hastanın damar komplikasyonları (kanama, pıhtılaşma, anevrizma, diğer damarlara veya sinirlere baskı, bacakta morarma-fonksiyon azalması-iş kaybı) çok daha az oluyor. Hasta işlemden sonra isterse oturabiliyor, tuvalet ve yemek ihtiyaçlarını dolaşarak rahatlıkla giderebiliyor. Hasta aynı gün yürüyerek, arabasını kullanarak evine veya işine rahatlıkla gidebiliyor. Dezavantajları
Nadiren el bileği damarında sorunlar olabiliyor.
Kalp damarlarındaki yerel daralmaların cerrahi olmayan bir yol ile açılması işlemine koroner anjiyoplasti (balonla damar açılması) adı veriliyor. Kasık atardamarından girilerek, kalbin damarlarına doğru itilip buraya yerleştirilen ´kılavuz tel´ aracılığıyla sönük durumdaki balon, bu kılavuz tel üzerinden kaydırılarak darlığın olduğu bölgeye yerleştiriliyor ve dışarıdan verilen basınçla şişirilip (yaklaşık 3cm. boyunda ve 3-4 mm. eninde) kalp damarı tıkanıklığı açılmış oluyor. Bazı durumlarda bu balon üzerine önceden yerleştirilmiş bir metal kafes (stent) damar içinde kalıcı olarak bırakılarak damarın yeniden daralma ihtimali azaltılmış oluyor. Her kalp damar darlığı bu yöntemle açılmaya uygun değil. Bazı hastalar
için bypass ameliyatı, bazı hastalar için de kalp ilaçları en etkin ve emniyetli tedavi sekli olabildiğinden, bu kararı ancak ilgili uzmanların vermesi gerekiyor.
Kalp hastalığının derecesini saptamak üzere uzman, bir dizi test yapılmasını
isteyebiliyor. İnceleme için büyük olasılıkla kardiyak kateterizasyon ile birlikte
koroner anjiyografi gerekebiliyor. Bu girişimler aracılığıyla kalbin durumuna dair
röntgen görüntüleri alınıyor. Arterlerin tıkanma derecesine bağlı olarak doktor,
koroner arter bypass girişimini önerebiliyor. Bu girişim, kalp kasının beslenmesini
sağlayan kan akımını düzeltiyor ve sizi tekrar sağlıklı bir kalbe kavuşturuyor. Koroner Bypass, kalp ve yasam için ikinci bir şans anlamına gelebiliyor.
Bypass cerrahisi:
Koroner arter bypass cerrahisi, tıkalı veya daralmış olan arter kısmın ötesinde başka bir yol oluşturarak, kalbin yeniden kanla beslenmesine olanak tanıyor. Birden fazla tıkalı damar durumunda, birden fazla bypass işlemi gerçekleştiriliyor.
Bypass damarları:
Bypass yapmak üzere kullanılacak damar ya da diğer adıyla greftler; gögüs, kol ya da bacaktan alınarak tıkalı koroner artere bağlanıyor. Sıklıkla kullanılan grefler; göğüs duvarından alınan meme atardamarları, koldan alınan aort atardamarı ve bacaktan alınan toplardamardır. Bu arterler ve venler birkaç bypass için yeterlidir. Bu damarların alındıkları bölgeler yedek damarlara sahip olduğu için onların çıkarılması vücudumuzun kan akımını etkilemiyor.
Bypass cerrahisi öncesinde:
Riskleri öğrenme
Koroner arter bypass cerrahisinin riskleri ve kazanımları hakkında doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz. Oldukça nadir olarak karşılaşılabilecek riskler:
- Solunum problemleri ya da diğer akciğer komplikasyonları
- Kanama
- Yara enfeksiyonları
- Kalp atağı, inme ya da hayatını kaybetme. Ameliyat için hazırlık
- Bazı ilaçları ameliyattan 4-5 gün önce bırakmanız gerekebiliyor. Bu konuda doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz.
- Sigara kullanıyorsanız, kan akımını ve solunumu rahatlatmak için hemen bırakmalısınız.
- Cerrahiden önce karaciğer, böbrek, akciğer gibi tüm vücut sistemi ve bazı hastalarda olası inme ihtimaline karsı boyun damarları, yapılan testlerle değerlendiriliyor. Bu test sonuçlarına göre doktorunuz, cerrahi sırasında karşılaşılabilecek olası risklere karsı gerekli önlemleri alıyor.
- Anesteziyolog size tıbbi öykünüz hakkında bazı sorular soruyor ve ameliyat sırasında uyutulmanız için kullanılacak ilaçlar hakkında bilgi veriyor.
- Cerrahi sırasında kusmanın engellenmesi için başka bir şekilde tavsiye edilmemişse en azından cerrahiden önceki gece yarısından sonra hiçbir şey yemeyiniz ve içmeyiniz.
- Cerrahiden sonra verilecek olan sıvı tedavisinin planlanması için cerrahiden önce ve sonra kilonuz alınıyor.
- Enfeksiyonu önlemek için göğüs, bacak, kol ve kasık bölgelerindeki tüyler tıraş ediliyor ya da azaltılıyor.
Bypass cerrahisi sırasında
Bypass cerrahisinin oldukça deneyimli bir ekip tarafından yapılması, kendinizi güvende hissetmenizi sağlıyor. Cerrahlar ve uzmanlar, ileri teknolojinin de desteğiyle sizin için en güvenli cerrahi tekniği uyguluyorlar. Bypass ekibi
Cerrahi girişiminizde görevli olan herkes hayati bir rol üstleniyor. Kalp cerrahı ve asistanları bypass işlemini yaparken özel eğitimli hemşirelerden destek alıyorlar. Ağrısız bir girişimin sağlanması konusunda anesteziyolog sürekli olarak monitörden yaşamsal fonksiyon bulgularınızı takip ediyor. Perfüzyonist ise kan dolaşımını sağlayan kalp-akciğer makinesini kontrol ediyor. Cerrahınız sağlıklı damarı kalp ile birleştirdiği sırada kan basıncı, sıcaklık ve solunum gibi tüm parametreler yakından izleniyor. Kalbe ulaşım
Kalbe ulaşmak için cerrah göğsün orta hattında bir kesi yeri açıyor ve göğüs kemiğini (sternum) ayırıyor. Cerrahiden sonra göğüs kemiğiniz kuvvetli tellerle bağlanıyor ve kesi yeri dikiliyor. Çoğu hastada göğüs kemiği 6-8 haftada tamamen iyileşiyor. Kan dolaşımının sağlanması
Hassas greftleme işleminden önce kalp geçici olarak durdurulabiliyor. Bu süre boyunca bir kalp-akciğer makinesi tarafından dolaşım ve solunum fonksiyonları sürdürülüyor. Makine, kana oksijen sağlıyor ve kanı tekrar vücuda pompalıyor. Cerrahi tamamlandıktan hemen sonra kalp ve akciğerler eski işlevlerine geri dönüyorlar. Greftlemenin yapılması
Bypass edilecek olan damar göğüs, kol ya da bacaktan alınıyor. Damarın bir ucu tıkanmanın aşağısında olmak üzere koroner artere dikiliyor. Bypass cerrahisi sonrasında
Cerrahiden hemen sonra hasta, Kardiyak Yoğun Bakım Ünitesi'ne (YBÜ) alınıyor. Bu ünitede iyileşme yakından izleniyor. İyileşme hızı herkes için farklı olsa da, yoğun bakım ünitesinde birkaç gün geçirebilirsiniz. Yoğun bakım ünitesinden ayrıldığınızda hastanenin başka bir bölümüne transfer ediliyorsunuz. Yoğun bakım ünitesi
Cerrahiden sonra uyandığınızda kendinizi bitkin, susamış veya üşümüş hissedebilirsiniz.
Bunlar bu tür cerrahiden sonra normal olan durumlar ve uzun sürmüyor. Genellikle ağrı
hissetmiyorsunuz. Eğer ağrı hissederseniz hemşireler size ağrı için ilaç veriyor. Cerrahi
sırasında vücudunuza birçok tüp ve kablonun bağlanmış olduğunu görmeye hazırlanmalısınız. Hayati bağlantılar
Başlangıçta boğazınızda bir tüp yoluyla solunum cihazına bağlanmış durumda oluyorsunuz. Bu tüp yerinde olduğu sürece konuşamazsınız. Göğüs tüpleri de ameliyat yerinde olan sızıntıların uzaklaştırılması içindir. Kalp monitörü kalp hızınızı kaydediyor ve idrar çıkısı için de bir sonda takılı bulunuyor. İntravenöz bağlantılar ameliyat sırasında ve sonrasında sıvı, ilaç ve kan vermek amacıyla yerleştiriliyor. Bu tüpler ve bağlantılar, onlara gereksiniminiz kalmadığında (genellikle 3-4 gün içinde) çıkartılıyor. Solunum terapisi
Hastanede kaldığınız sürede bir hemşire ya da terapist, akciğer sorunlarını önlemek amacıyla derin nefes alma ve öksürük egzersizleri konusunda size yardımcı oluyor. Solunum egzersizleri hızla iyileşmeniz için çok önemli.
Sürekli bakıma ihtiyacınız kalmadığında yoğun bakım ünitesinden, kalbinizin monitör yoluyla takip edildiği başka bir yere alınıyorsunuz. Bu noktada iyileşme süresine sizin katkınız başlıyor. Ancak sağlık ekibinin yardım ve desteği de durmaksızın devam ediyor.
Aileniz İçin Notlar
- Hazırlıktan ameliyata kadar tüm aşamalar dahil bypass cerrahisi, hemen her merkezde 2-6 saat kadar sürüyor. Bekleme sırasında sizi rahatlatacak bazı aktiviteler planlayabilirsiniz.
- Cerrahiden hemen sonra hastanız yoğun bakım ünitesine (YBÜ) alınıyor. Hasta, ameliyat sonrası 5-6 saat içinde solunum cihazından ayrılabiliyor. Ancak yoğun bakım ünitesinde 1-2 gün kalabiliyor.
- Yoğun bakım ünitesinde kalma süresi içinde hastanızın durumu hakkında doktorlarınızdan ve hemşirelerinizden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Minimal invaziv bir teknik olan endoskopik cerrahide, özel endoskopik cihazlar ile göğüs bölgesine açılan küçük kesilerin içerisinden açık kalp operasyonları gerçekleştiriliyor. Ameliyat sırasında cerrahi enstrümanlar tamamen cerrahın kendi kontrolünde oluyor. Ancak cerrahi alanın görüntülenmesi için endoskopik kamera kullanılabiliyor. Hangi durumlarda kullanılıyor?
Endoskopik yöntem ile koroner bypass işlemi, kapak tamirleri, kapak değişim işlemleri, kalp deliklerinin kapatılması ve ritim tedavisi için ablasyon işlemleri uygulanabiliyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
Açık kalp cerrahisi işlemleri için kasık bölgesindeki damarlar kullanılarak, kalp makinesi desteği sağlanıyor. Bu yöntemde daha küçük kesilerle göğüs kemiği açılmadan, açık cerrahide yapılan operasyonun aynısı gerçekleştirilebiliyor. Avantajları
Açık ameliyatlara göre ameliyat sonrası hareket serbestliği ve yara iyileşmesi daha çabuk. Hastaların ameliyat sonrası daha erken dönemde iş yaşamına ve aktif hayata dönmeleri mümkün. Ancak endoskopik tekniğin uygulanabilmesi için göğüs duvarı yapısının ve kalpteki anatominin uygun olması gerekiyor.
Ameliyat amaçlı geliştirilmiş bir robot, cerrahların yönlendirmesi sonucunda operasyonu gerçekleştiriyor. Robotik cerrahinin endoskopik cerrahiden temel farkı, cerrahın bir monitörden izleyerek robotun kollarını uzaktan kumanda ederek çalıştırmasıdır. Robotik cerrahi ilk olarak 1980'li yılların sonunda Amerikan Uzay Dairesi (NASA) tarafından tasarlandı ve yaralanmış olan askerlere uzaktan müdahale etmek üzere dizayn edildi. Sonra tıbbın çeşitli alanlarında kullanılmaya başlandı. Robotik kalp cerrahisi ile ilgili ilk klinik sonuçlar 1990'lı yıllarda alındı ve kullanımı 2000'li yıllardan sonra hızla arttı. İşlem nasıl uygulanıyor?
Ameliyat sırasında cerrah, hastanın yattığı masanın biraz ilerisinde bulunan, ameliyatı kumanda edebileceği bir konsola oturuyor. Bu konsoldan, görüntü alıyor ve robotun kollarını hareket ettirebiliyor. Robotun 4 kolu var. Bunlar 540 derece dönme ve 6 yöne hareket etme özelliğine sahip. Kollardan biri, aslında bir kamera. Yüksek çözünürlükte 3 boyutlu görüntüyü, 10 kat büyüterek monitöre yansıtıyor. Görüntünün 3 boyutlu olması cerraha operasyon sırasında derinlik hissi kazandırıyor, ameliyat bölgesini çok daha net ve ayrıntılı olarak görebilmesini sağlıyor. Cerrah da, bu görüntüler eşliğinde, bir cerrah eli gibi hareket edebilen robotun diğer kollarını harekete geçirerek zor ve hassas bir ameliyatı gerçekleştiriyor. Ayrıca insan elinden çok daha ufak boyutlarda olduğu için ameliyatlarda cerrahın elinin uzanamayacağı yerlere de girebiliyor. Böylece hem hastaya hem de cerraha pek çok avantaj sağlıyor. Avantajları Operasyonun basarı oranı artıyor: Üç boyutlu kamera sayesinde gözlenmesi en zor bölgelerin rahatlıkla görülebilmesine olanak sağlıyor. Ayrıca robotun kolları 540 derece dönme ve 6 yöne hareket etme yeteneğine sahip. Kullanılan cihazlar çok küçük oldukları için insan elinin uzanamayacağı yerlere de ulaşabiliyor. Örneğin bu yöntemle, kalp kapağı tamir etme oranı artıyor. Hasta daha az ağrı çekiyor: Operasyon mini kesilerle gerçekleştiği için hastalar açık operasyona oranla daha az ağrı hissediyor. Ciltte büyük ameliyat izi olmuyor: İşlemler 8 milimetrelik 3- 4 delikten yapıldığı için ciltte estetik açıdan rahatsız eden iz kalmıyor. Hastanede yatış süresi kısalıyor: Küçük ameliyat kesisi ve daha az kan kaybı sayesinde hastalar en komplike ameliyatlarda bile 1-2 hafta içinde taburcu olabiliyor. İşe ve sosyal yasama hızla dönülmesini sağlıyor: Ameliyat alanlarında minimal hasar oluşuyor. Bu sayede hastanın ayağa kalkma ve normal fiziksel aktivitelerine kavuşması çok daha kolay ve hızlı oluyor. Kanama oranı azalıyor: Üç boyutlu, yüksek çözünürlüklü ve operasyon alanını büyütebilen kameralar sayesinde kanama alanları net olarak görülebiliyor. Bu sayede kan kaybı çok az oluyor, hatta hastaya kan nakli yapmaya gerek kalmayabiliyor. Göğüs kemiği sorunu oluşmuyor: Göğüs kemiğinin kesilmesine gerek olmadığıiçin göğüs kemiğinin oynaması ya da enfeksiyon kapması gibi sorunlarla karşılaşılmıyor. Acıbadem'de robotik kalp cerrahisi ile İlk'ler:
Oldukça teknik ve altyapı gereksinimi olan robotik cerrahi, Amerika dahil olmak üzere dünyada sayılı merkezler tarafından kullanılıyor. Ülkemizde de Acıbadem Maslak Hastanesi, robotik kalp cerrahisinde öncü merkezlerden biri oldu. Robotik cerrahi ile yapılan operasyonlarla dünyada ve ülkemizde ilk'lere imza atılıyor:
- Dünyada ilk olarak kalbin sol ventrikülü (karıncık) içerisindeki anevrizma (balonlaşma),
- Türkiye'de ilk kompleks mitral kapak tamiri,
- Yine ilk mitral kapak değişimleri da Vinci robotu ile Acıbadem Maslak Hastanesi'nde yapıldı.
Damar hastalığı bulunmayan koroner arter hastaları, anatomik yapıları uygunsa, rutin olarak robotik yöntemle ameliyat ediliyor. Bunun yanında anatomik yapısı uygun olan hastalara mitral kapak tamiri, mitral kapak değişimi ve trikuspit kapak müdahalesi de yapılabiliyor. Robotik kalp cerrahisinde teknik basarı oranı ise yüzde %90.
Kısaca TAVI (Transcatheter Aortic Valve Implantation) denilen yöntem; aslında açık kalp ameliyatı yapılmadan, kateter yöntemi kullanılarak kalbe aort kapak takılması işlemini anlatıyor. Bu işlem sırasında takılan, halen tüm dünyada ve ülkemizde kapak değişim ameliyatlarında kullanılan biyolojik kalp kapakları. TAVI yönteminde bu biyolojik kapak, bir stent kılıf içerisine yerleştiriliyor ve stent açıldığında kapak takılan bölgeye sıkıca tutunup yerleştiriliyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
Bu yöntem sırasında 2 farklı teknik kullanılabiliyor: Birinci teknikte, kapak anjiyografi uygulamalarında olduğu gibi kasıktan kateter yardımı ile kalbe kadar ilerletilip burada stent mekanizması açılarak yerleştiriliyor. Eğer kasık bölgesinde veya kalbe ulamsak için kullanılacak karın bölgesindeki damarlarda bir tıkanıklık varsa diğer teknik uygulanıyor. Bu teknikte göğüs ön duvarında yaklaşık 4-5 cm'lik küçük bir kesi yapılarak kalbin uç kısmına ulaşılıyor ve buradan kalbe ilerletilen kateter ile kapak yerleştiriliyor. Her iki yöntemde de kalbin durdurulmasına ve açık ameliyata gerek duyulmuyor. İşlem, hasta uyutulmadan lokal anestezi altında yapılabiliyor. Hastalar TAVI işleminden sonra odalarına alınıyor. Bu sırada hastaya kan sulandırıcı bir ilaç veriliyor ve hasta 4-5 gün hastanede normal hasta şartlarında takip ediliyor. Bu süre sonrasında taburcu ediliyor. Evine giden hasta birkaç gün istirahattan sonra hastaneye kontrole geliyor ve normal hayatına kaldığı yerden devam ediyor. Kimlere öneriliyor?
TAVI yöntemi öncelikle, kapak takılması için açık ameliyatı kaldıramayacak kadar yüksek riskli olan hastalar için öneriliyor. Bunun dışında açık ameliyat için herhangi bir engeli olan hastalarda da bu yöntem uygulanabiliyor. Bu konuda özellikle çok yaslı, akciğer, karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar ya da daha önceden başka açık kalp ameliyatı geçirmiş olan hastalar, açık ameliyat için yüksek riskli olarak kabul ediliyor. TAVI yönteminin, açık ameliyatın uygun olmadığı bu hastalarda yasam süresinin uzatılması ve hastanın klinik durumunun iyileştirilmesi konularında etkili olduğu biliniyor. TAVI'nin geleceği
TAVI yeni gelişen bir yöntem. Ancak teknolojik gelişmeler, uygulama tecrübeleri ve bilimsel sonuçlar TAVI yönteminin daha yaygın hale geleceğini gösteriyor. Çünkü TAVI girişimi ile elde edilen sonuçlar komplikasyonları bakımından, açık kalp ameliyatı ile yarışır seviyeye geliyor. Acıbadem'de TAVI
Dünyada 2002 yılından beri deneysel ortamlarda ve 2004 yılından beri de insanlar üzerinde TAVI kapak işlemleri yapılıyor. Bu işlem, 2010 yılı itibariyle gerek Amerika'da ve gerekse Avrupa'nın tamamında çok iyi merkezlerde basarıyla uygulanıyor. Üstelik avantajları nedeniyle her geçen gün yeni uygulama merkezleri hızla artıyor. Ülkemizde de 2009 yılından beri bu tedavi uygulanmaya başlandı. Acıbadem Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisi grubu da, bu yeni ve başarılı tedavi yöntemi konusunda gerekli donanıma sahip olduğu için TAVI işlemini basarıyla gerçekleştiriyor. İşlem, farklı uzmanların bir araya gelerek oluşturduğu bir ekip tarafından organize ediliyor ve sonuçlandırılıyor. Bu ekip Kalp Damar Cerrahisi, Kardiyoloji, Anesteziyoloji ile Reanimasyon ve Radyoloji uzmanlarından oluşuyor.
Aritmi tedavisinde farklı enerji modelleri ile dokuların ablasyonu, kalp boşlukları
açılarak veya kalp hiç durdurulmadan, kalbin dışından uygulanan yöntemlerle de
yapılabiliyor. Kalbin durdurulmadan yapıldığı işlemlerde göğüs boşluğuna küçük
delikler ile girilebiliyor. Bu durumda göğüs kemiğinin açılması gerekmiyor. İşte bu yöntemler: Mikrodalga ablasyon: Çok yüksek frekansla iletilen elektromanyetik dalgalar kullanılarak oluşturulan ısı yardımı ile dokularda yakma işlemi yapılıyor. Bu yöntemle kısa süreli uygulamalarda sonuç alınabiliyor. Ancak enerji kontrolü diğer tekniklere oranla daha zor olduğu için günümüzde daha az kullanılan bir yöntem. Lazer ablasyon: Çok yüksek enerjili optik dalgaların kullanıldığı bir yöntem. Kullanım alanı henüz çok sınırlı. Kriyoablasyon: Günümüzde kalp cerrahisinde en sık kullanılan yöntemlerden biri. Soğutma yolu ile dokuda ablasyon yapıyor. Güvenilirliği kanıtlanmış ve çevre dokulara verilen hasarın daha az oranda olduğu biliniyor. Ultrason ablasyon: Titreşimsel bir enerji türü kullanılıyor. Termal ısınma sonucu doku ablasyonu yapıyor. Yaygın olarak kullanılmıyor. Radyofrekans ablasyon: Kriyoablasyon ile birlikte en sık kullanılan yöntemlerden biri. Radyo bandında yer alan ve alterne edilen elektrik akımı kullanılarak doku ablasyonu oluşturuyor. Kalbin içinden ve dışından uygulanabiliyor. Unipolar ve bipolar radyofrekans ablasyon yöntemleri de bulunuyor.
Endovasküler tedavi yönteminde karın bölgesinde oluşan damarlardaki anevrizmanın (baloncuk) olduğu aort bölgesi, kasıklardan kateter ile ilerletilen stentle tamir ediliyor. Hangi durumlarda uygulanıyor?
Endovasküler yöntem öncelikle açık cerrahi yöntem için yüksek riskli hastalar için uygun. Ancak bu yöntem her hastaya uygulanamıyor. Çünkü anevrizmanın endovasküler yöntem ile tedavi edilebilmesi için hastanın damar yapısının uygun olması gerekiyor. Ayrıca hızlı ve pratik uygulanabilirliği açısından acil cerrahinin gerektiği yırtılmış anevrizmalarda da sıklıkla başvuruluyor. İşlem nasıl yapılıyor?
İşlem lokal anestezi ile gerçekleştiriliyor. Ancak kateter tekniklerinin uygulanabildiği ve ameliyathane şartlarının olduğu ortamlarda yapılması gerekiyor. Bu nedenle hybrid ameliyathane denilen hem ameliyathane şartlarının sağlandığı hem de kateter tedavilerinin yapılabildiği, ileri görüntüleme yöntemlerinin uygulanabildiği ortamın sağlanması büyük avantaj.
Endovasküler tedavi yönteminde göğüs bölgesindeki damarlarda oluşan anevrizmanın (baloncuk) olduğu aort bölgesi, kasıklardan kateter ile ilerletilen stentle tamir ediliyor. Hangi durumlarda uygulanıyor?
Endovasküler yöntem öncelikle açık cerrahi yöntem için yüksek riskli hastalar için uygun. Ancak bu yöntem her hastaya uygulanamıyor. Çünkü anevrizmanın endovasküler yöntem ile tedavi edilebilmesi için hastanın damar yapısının uygun olması gerekiyor. Ayrıca hızlı ve pratik uygulanabilirliği açısından acil cerrahinin gerektiği rüptüre anevrizmalarda da sıklıkla başvuruluyor. İşlem nasıl yapılıyor?
İşlem lokal anestezi ile gerçekleştiriliyor. Ancak kateter tekniklerinin uygulanabildiği ve ameliyathane şartlarının olduğu ortamlarda yapılması gerekiyor. Bu nedenle hybrid ameliyathane denilen hem ameliyathane şartlarının sağlandığı hem de kateter tedavilerinin yapılabildiği ileri görüntüleme yöntemlerinin uygulanabildiği ortamın sağlanması şart.
Göğüs bölgesindeki damarlarda oluşan anevrizmalar beyin, kollar ve bazı organları besleyen damarları içerebiliyor. Bu tip durumlarda basit greft ile bypass veya TEVAR işlemi, bu organların beslenmesinin korunması için yeterli olmayabiliyor. Bazen bu organların damarlarının korunması sağlanmadan, bu teknikler uygulanamayabiliyor. Bu tip anevrizmalarda öncelikle bu organ damarlarının bypass yöntemi ile kanlanması sağlanarak asıl cerrahi veya TEVAR yöntemine geçilebiliyor. Bu tip kombine tedavilerin uygulanmasına "hybrid yöntem" deniyor.
Varisi tedavi etmek için damar içine girip ısı verilerek, hastalıklı alanın yakılma işlemi yapılıyor. İşlem nasıl uygulanıyor?
Bu teknikte yüzeyel toplardamar içine bir iğne yardımıyla sokulan ve yüksek ısı veren bir kateter aracılığıyla, damar içeriden yakılarak kapatılıyor. Bu teknikte de ilave olarak varsa diz altı bölgede bulunan genişlemiş yan dallar (pakeler) 2-3 mm.'lik ayrı ayrı kesilerle temizleniyor. Uygulama hastanın durumuna göre, lokal veya genel anestezi ile yapılıyor. Avantajları
Hasta aynı gün taburcu edilebiliyor. Aynı gün ayağa kalkıp yürüyor ve birkaç gün sonra ise başlayabiliyor. Dezavantajları
Bu teknikte de derin damar pıhtılaşması, hafif yüzeyel yanıklar ve his bozuklukları görülebiliyor. Ancak klasik cerrahi girişime oranla bu komplikasyonlar daha az gözleniyor.