Sigarayı bırakmada temel unsur, zihinsel olarak sigara alışkanlığı bulunan kişilerin, kendilerini sigarayı bırakmaya hazırlamalarıdır. Bu nedenle doktorunuz, sizin bu kararlılığı taşıdığınıza karar verirse, sigarayı bırakma polikliniği kapsamına alarak tedaviye başlıyor.
Bu kararlılık halinin belirlenmesinden sonra, sigara alışkanlığınızın derecesini belirleyen "Fagerström Nikotin Bağımlık Testi" uygulanıyor. Ayrıca mevcut olan hastalıklar ve daha önce geçirmiş olduğunuz hastalıklar hakkında bilgiler alınarak genel bir muayene yapılıyor. Muayeneden sonra, sizden bazı testler isteniyor. Bu testler, sigaranın size o ana kadar ne ölçüde zarar verip vermediğini belirlemek amacıyla yapılıyor.
HANGİ TESTLER UYGULANIYOR?
Sigarayı Bırakma Polikliniği' ne, sigarayı bırakma kararlılığıyla gittinizde sizden başlıca su testleri yaptırmanız isteniyor:
- Sigara içme oranınızı gösteren nefes havasında CO ölçümü
- Solunum fonksiyon testleri
- EKG ve bazı kan ve idrar tetkikleri ( şeker, üre, kreatinin, SGOT, SGPT, kolesterol, trigliserid, fibrinojen , tam idrar tetkiki)
Test sonuçlarının alınmasından sonra, doktorunuz tarafından sonuçlar değerlendirilerek, o an herhangi bir sağlık probleminin olup olmadığı belirleniyor. Daha sonra beraberce bir bırakma günü saptanarak tedavi yöntemine karar veriliyor. Tedavide buproprion, vareniclin etken maddeli ilaçlar, nikotin bant , sakızları veya elektronik sigara kullanılması planlanıyor. Bu yöntemler birlikte veya ayrı ayrı kullanılabiliyor.
BIRAKMA GÜNÜNDEN SONRA DÜZENLİ KONTROL
Sigarayı Bırakma Polikliniği disiplini içersinde bu tedavi yöntemleri ile, ilk etapta sigarayı bırakma olasılığı yüzde 80 civarında. Bırakma gününden sonra, en geç 1 hafta içersinde hastanede kontrolünüz yapılıyor. Daha sonra dört ay boyunca 15 günde bir polikliniğe gelmeniz isteniyor. Polikliniğe gelmediğiniz haftalarda ise, telefonla temas kurularak motivasyonel destek sağlanıyor. Takip esnasında isterseniz veya doktorunuz gerekli görürse, sigarayı bırakmak isteyen diğer kişilerle beraber uzman psikolog eşliğinde grup terapisine katılabilirsiniz
Çeşitli hastalıklar hakkında bilgi sahibi olmak ve hastalıkları erken dönemde saptayıp tedavi etmek, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürmenizi sağlar. Bu anlayışla, Acıbadem Sağlık Grubu Diyabet Merkezleri tüm hastane, tıp merkezi ve polikliniklerde işlev görmektedir.
Diyabet (şeker hastalığı), vücudun kan şekeri (glukoz) düzeyini normal sınırlar içinde tutma yeteneğini kaybetmesidir. Normal şartlarda yediğimiz karbonhidratlı (şeker, tahıl ürünleri, süt, yoğurt, meyve ve bazı sebzeleri içeren) gıdaların sindirimi sonucunda kana geçen glikoz, İnsülin hormonu sayesinde enerji kaynağı olarak vücutta kullanılır. Midemizin arkasında yer alan pankreastan salgılanan insülin hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucunda kanda yükselen kan şekeri, enerji kaynağı olarak kullanılamaz.
Bir yandan insan ömrünün uzaması, diğer yandan hızlı ve bol kalorili beslenme ve hareketsiz yaşam biçiminin benimsenmesi sonucu şişmanlığın (obezitenin) artması, son yıllarda diyabet sıklığının da hızla artmasına yol açmıştır. Dünyada 200 milyon civarında diyabetli yaşamaktadır. Ülkemizde ise 5 milyon civarında diyabetli insan yaşadığı sanılmaktadır. Diyabet, tedavi edilmediği takdirde, kan şekeri düzeyleri aşırı yüksek değerlere çıkmakta, çeşitli doku ve organ hasarlarına yol açmaktadır. Bunlar arasında böbrek ve kalp-damar rahatsızlıkları ile göz sorunları en önemlileridir. Komplikasyonlar olarak bilinen bu sağlık sorunlarını iyi bir diyabet tedavisi ile önlemek mümkün olabilmektedir. Ayrıca kan yağlarının (kolesterol ve Trigliserid) yüksekliği veya kan basıncı yüksekliği (hipertansiyon) gibi sorunlar da diyabete sıklıkla eşlik eder.
Damardan alınan açlık kan örneğinde, Kan şekeri (glukoz) düzeyinin 100 dolaylarında olması gerekir. Bu değer 100 ile 125 mg/dl´nin arasında saptandığında şeker metabolizmasının bozulduğu ya da (GİZLİ DİYABET) gelişme riskinin yüksek olduğunu gösterir. Bu durumlarda kesin tanı konulması açısından ileri tetkik yapılması gerekir. Erken teşhisle Diyabet önlenmesi mümkündür. Bunun için gerekli tedbirler alınmalı, en önemli olarak diyet, egzersiz ve kilo verme çabalan başlatılmalıdır.
Kimlerde diyabet araştırılmalıdır?
45 yaş üzerindeki herkeste (özellikle normal kilonun üzerinde olanlarda) açlık ve Tokluk kan glikoz düzeyi ölçülmeli, normal ise her 3 yılda bir tekrarlanmalıdır.
Buna karşılık 45 yaş altında olan kişilerde aşağıda sıralanan durumlardan herhangi bir tanesi var ise, açlık ve tokluk kan glikoz düzeyi, gerekirse şeker yükleme testi (OGTT) yapılmalıdır.
- Hareketsiz yaşamı olan kişiler
- Birinci derece akrabalarında diyabet olanlar
- Hamilelikte diyabet saptanan ya da iri (özellikle 4.5 kg üzerinde) bebek doğuran kadınlar
- Yüksek tansiyonu (kan basıncı 140/90 mmHg ve üzeri) olanlar
- Önceden gizli şeker saptanmış kişiler
- Vücutta insulin direncinin arttığı bilinen bazı durumları olan kişiler (örneğin ensede koyu cilt lekelenmeleri olanlar veya polikistik över hastalığı bulunan genç kadınlar)
- Aşırı kilolu olan, genç yaşlarda başlamış koroner kalp hastalığı, hipertansiyon veya lipidyüksekliği gibi sorunları olan kişiler
- Ayrıca 25 yaşın üzerindeki her gebe kadında gebeliğin 24.-28. haftalarında şeker taraması yapılması tavsiye edilmektedir.
Acıbadem Diyabet Merkezleri'nde hastalığın ve komplikasyonlarının tanı/tedavisi için tüm olanaklar bulunmaktadır. Merkezlerin en önemli özelliği, multidisipliner bir yaklaşımla her hastanın, endokrinolog ve/veya diyabet uzmanı önderliğinde, diyabet hemşiresi ve diyetisyen tarafından oluşturulmuş modern diyabet ekibi tarafından değerlendirilerek tüm sorunlarının aynı merkezde çözülmesi.
Merkez, geniş kapsamlı bir bakım modeliyle, diyabetin tüm çeşitlerinin tedavisi (tip 1, tip 2, gebelik ve gizli diyabet), eğitim, beslenme ve egzersiz programları ile diyabetli hastalara ve ailelerine çağdaş bir yaklaşım sunuyor. Acıbadem Diyabet Merkezleri'nde her hasta, endokrinolog ve diyabet uzmanı önderliğindeki deneyimli bir ekip tarafından değerlendiriliyor. Hastalığın tedavisine multidisipliner bir yaklaşımla, ilgili tüm uzmanlık alanlarından gerekli görüşler alınarak varılan ortak kararlarla yön veriliyor.
Acıbadem Diyabet Merkezleri'nin hasta eğitimi programı çerçevesinde düzenleyeceği "Diyabet Okulu" eğitim toplantıları yapılıyor.
Merkezlerimiz uluslar arası Diyabet Federasyonu, Avrupa Diyabet Çalışma, Türk Diyabet vakfı ve cemiyetinin kılavuzlarına göre hareket ederek gelişmiş en son teknolojiyi sunmayı hedeflemektedir.
"Düzenli sağlık taramalarıyla, olası hastalıklardan korunabilir, büyük sorunlar haline gelmeden küçük rahatsızlıklarınıza çözüm bulabilir, ya da erken tanı ve tedaviyle ciddi sorunlar yaratabilecek hastalıkların önüne geçebilirsiniz."
Koruyucu hekimlik alanında bir çok uygulamaya imza atan Acıbadem Sağlık Grubu, "risk değerlendirme yöntemi" ile kişilere ve kurumlara yönelik özel check-up programları ile de sağlıklı yaşamı desteliyor.
Kendinize ayıracağınız birkaç saat ve size özel bir check-up programıyla hastalıkların bir adım önüne geçmek mümkün. Acıbadem Sağlık Grubu tarafından hazırlanan kişisel ve kurumsal check-up programları size özel çeşitli alternatifler sunuyor.
Acıbademde sağlık tarama uygulamaları iki şekilde yapılıyor:
1. Kişiye Özel Tarama Programı (Bireysel Check-up)
Yaş ve cinsiyet farklılıklarına göre düzenlenen standart check-up programlarının ötesinde yaşam tarzı, kişisel özellikler ve ailevi yatkınlıklar incelenerek kişiye özel riskler belirleniyor ve kişinin öncelikleri doğrultusunda bir check-up programı sunuluyor.
2. Kurumsal Check-up Programları
Hasta olduktan sonra iyileşmek için harcanan zaman, çaba ve maddi kayıpları (işgücü, para, sakatlıklar, ölüm vb.) göz önüne alarak hastalıkları engellemeye yönelik koruyucu hekimlik hizmetlerini (aşılama, çevre sağlığı, bulaşıcı hastalık önleme programları vb.) öne çıkaran Acıbadem, kişiye özel bireysel check-up programlarının yanı sıra uygulanan kurumsal check-up programlarıyla da yönetici grubu, çalışanlara ve yeni işe girenlere yönelik özel hizmetler sunuyor.
Çalışanların fiziksel ve ruhsal yönden sağlıklı olmalarının performanslarına ve şirketin genel başarısına olan katkısı biliniyor. Acıbadem Sağlık Grubu, bu noktadan hareketle şirketlerle işbirliği içinde kurumsal check-up programları hazırlıyor.
3. Executive Check-up
Muayenelerin ve testlerin gerekliliğinden yola çıkan Acıbadem Sağlık Grubu sağlıkları üzerinde tam kontrol sağlamak isteyenler için "Executive Check Up" paket programları sunuyor. 40 yaş kadın ve erkek için ve 50 yaş ve üstü kadın – erkek için hazırlanan bu paket programında o yaş dönemleri için gereken tüm muayene ve testler yer alıyor.
40 yaş / Kadın paketinde genel tıbbi muayene, KBB muayene, jinekolojik kontrol ve smear testi, diş muayenesi, dermatoskopla ben muayenesi, göz kontrolü, laboratuvar testleri, idrar ve gaita tahlili, radyolojik ve kardiyolojik testler yapılıyor. 50 yaş içinse bu testlere ek olarak risk arttığından dolayı kemik yoğunluğu ölçümü ve kolonoskopi hastalara uygulanıyor.
40 yaş / Erkek paketinde genel tıbbi muayene, KBB muayene, diş muayenesi, dermatoskopla ben muayenesi, göz kontrolü, ürolojik muayene, laboratuvar testleri, idrar ve gaita tahlili, radyolojik ve kardiyolojik testler bu pakette de yer alıyor. Yaşla birlikte artan risk değerlendirilmesi adına 50 yaş ve üstü grup paketine kolonoskopi ekleniyor. Risk taşıyan bireylere ise bilgisayarlı tomografi, MR anjiyo gibi ilave testler yapılıyor.
4. Check-up Panelleri
Acıbadem Sağlık Grubunda ayrıca yaş ve cinsiyete göre oluşturulmuş, olası hastalık ve risklerin tanı ve tedavisi için check-up panelleri de uygulanıyor. Bu paneller şöyle sıralanıyor:
- ASG Standart
- ASG 40 yaş üstü kadın
- ASG 40 yaş üstü erkek
- ASG 40 yaş altı kadın
- ASG 40 yaş altı erkek
- ASG Kalp sağlığı (kardiyolojik)
- ASG Menapoz Check-up
- ASG Pediatrik Check-up
Riske göre check-up
"Doktorunuz ile gerçekleştireceğiniz görüşmenin hemen sonrasında yapılacak tetkikler belirlenir ve gerektiğinde ilgili birimlerden konsültasyon istenir. Sağlık Riski Değerlendirme adı verilen bu yöntemle elde edilen sonuçlar doğrultusunda kısa sürede gerekli yönlendirilmeniz ve kontrolleriniz gerçekleştirilir. Bu yöntem sayesinde, standart check-up programlarının aksine, taşıdığınız risklere göre belirlenen bir program ile sizin sağlığınız için daha önemli tetkiklere öncelik verebilir, risklerinizi öğrenip gerekli önlemleri zaman kaybetmeden alabilirsiniz. Check-up sonrasında sağlığınızla ilgili tüm kayıtlar saklanır. Aile hekiminizle sağlık durumunuzun izlenmesi için her an iletişim halinde olabilirsiniz."